gezgin.com yeni kayıt | giriş 
notlar
aktiviteler
fotoğraflar
gezi yazıları
forum


not ekle
fotoğraf ekle
aktivite ekle
yazı ekle
foruma yaz



gezgin » ahlak

notlar

4 / 8 not | tümü
Ahlakin bir taklit oldugu su goturmez; kendini onaylamak icin varsaydigi gerceklik, taklitlerden ibaret bu dunyada varolamazdi (ki bu dunya ahlaki, iyi veya kotu taklit etmektedir, ahlakin varsayiminca); iyi ve kotu dunyanin disindadir ve bu yuzden mutlaktir, mutlak olarak vardir; ancak yasamlarin varligi ahlaka temel olmak yerine onu onaylamakla yukumludurler (idealist yanilsama, diyelim; yasamin ahlaki yeniden yorumlanmasi); ahlakin celiskisi varligini ampirik bir dunyada onaylama zorunlulugudur; surekli bir yanlislanma, dunyanin ahlaksizligina isaret edemeyecektir; cunku, ahlak yanilsamasi gercekligin tutarli tecrube edilisine karsi koyabilecek gucte degildir; cunku, ahlakin temeli toplumsal tutarli yasamdir ve bu ahlakin (tutarli) reddinde kendisini belirgin bir sekilde gosterir
12.11.2007 20:38 cagri

ahlaka gore, eger toplumsal olan taklit ise, bir toplumsallik olarak ahlak da (ki bilim ve sanat da) taklittir. bu durumda ahlak "iyi" ve "kotu" kavramlarini cikarttigi otantik bir gerceklik varsaymak zorundadir. yani kelimenin gercek (ve modernist) anlaminda "iyi" ve "kotu" var olmak zorundadir. en azindan bu kavramlara temel olusturacak yasamlar vardir denebilir. sonuc olarak ahlakin bir toplumsal temeli vardir aslinda. amma velakin, yine ahlakin bakis acisindan, bu toplumsal temelin kendisi de pekala taklit olabilir. ozetle, ahlak kendi temelini gayrimesru sayacak soylemi yine kendi icinde sakliyor olabilir.
12.11.2007 11:02 cagatay

Bilime birinci, sanata ikinci taklitci diyebilirsek, ucuncu taklitci ahlaktir; ahlak asil sahtekardir; derdi ne dogru ne de guzel taklittir; ahlak taklidin bitip kurgulamanin basladigi alandir; toplumsal veya dogal olana ‘iyi ve kotu’ dayatilir; toplumsal ve dogal olani taklit etmek yerine, bunlarin taklit oldugu fikrine dayanir ahlak; ahlak yansimayi tersine cevirir; taklidi tersyuz eder; yoklugunu mutlak varliga cevirir
11.11.2007 20:23 cagri

ofsaytı bir şekilde anlamış, ve fakat ofsayttan doğan endirekt serbest vuruşla fırtınalı ilişkisini sürdüren biri konumundayken, şimdi kalkıp, çocukluğunda oyunlara fasulye olarak katılmakla süslü yazgısını büyüyünce kaleyi koruyarak sürdürenlerden dahi olamam sanırım. nerde kaldı gole katkıda bulunmak! kısaca bana gelmeyen felsefi topa koşmak değil derdim. madem doğrusunu söylemek gerekiyor, swann'in girişini okurken, yukarıda anılan felsefelerin hiçbir f'si de uyanmamıştı aklımda.

diyelim uyuduklarından değil de hiç olmadıklarından, benim onları almamış olmamdan..şimdi bu, benim için bir kayıpsa, örneğin maça alınmamakla kalmayıp stadtan da kovulacaksam, "eh, kendim ettim, kendim buldum" diyerek devam edebilirim (neye?). örneğin pek örtüşmediği düşünülebilecekse de, swann'ın söylediklerini en basit şekliyle, biraz da böyle anlıyorum. ben miyim gerçekten "eden" gibi çok temel sorunlara dalmadan, yine çok temelde anladığım, neresi olursa olsun, durduğun yerin durulabilecek başka yerleri "kaçırman" anlamında baştan kayıplı göründüğü. ne var ki, bunun ötesinde her türden ahlaki kodun muhtemel mağduriyet ve kayıpları öngörmesini beklemek, ondan çok şey beklemek olur gibi geliyor. devam edeceğim hayatsa eğer, ahlakın, hayatı tahammülfersa olmaktan çıkarmasını beklemek, açıkçası, beni korkutuyor. işte küçük iskenderin dizelerini de biraz böyle anlıyorum...

bu korku yetmezmiş gibi, asıl kaybın, kişinin ardından her daim seyirten kayıplarının farkında olmaması yahut görmezlikten gelmesinde yattığını düşünüyorum. üstelik, bu iflah olmaz kayıplara aynı inatla eşlik etmesi ölçüsünde, edebiyatın düşündüklerimle çoktan öte alakalı olduğuna da inanıyorum.

iyi ki maça çıkmamışım...
20.01.2007 03:02 nano