ben yine diyecegim ki, adamin namussuz olmasi basardiklarini gozardi etmek icin bir neden olmamali, tabi tarihsel bir cozumleme yapacaksak, zaten ne namus ne de namussuzluk yapisal belirleyicilerin olani-biteni yonlendirmesinde cok etkili degiller, ote yandan namussuzluk varsa o da acik edilsin
sanmıyorum çağatay. çünkü arafat ta bir devletin kurucusu idi ve onun gibilerinin hepsi sadece poposunu dayadığı koltuğu düşünür.tıpkı bizimkiler gibi.kriz dönemlerinde zam yaparak işin içinden çıkmaya çalışan bir zihniyetleri var çünkü onların.milyarları bulan -ve bence hak etmedikleri- maaşları ile sadece seçim dönemlerinde baş gösteren kaldırım yapımları ile iş yapıyor görünüyorlar.açıkcası acımasız da olduğumu düşünmüyorum bu konuda.arafat ta onlardan birisi idi bence ve eğer gelen yardımlar yerine gitmiş olsa idi filistin şimdi bu durumda olmazdı.evet yok olabilecek bir devlet kurmaya çalıştı ama bunu da terörü uygulayarak yaptı.cana can aldı.ne yapmalıydı diye de sorabilirsiniz ama kurtuluş mücadelesi verdiği bir durumda bence başkalarının canlarını almamalıydı.kimse bir başlkasının canını alarak yaptığını meşrulaştıramaz.
hali hazirda beraber calistigim, ortadogu meselesinde uzman olan, aslen filistinli bir hocamin soyledigine gore, yaser arafat'in hic de bozulmus (corrupt), namussuz bir insan olmadigi bilgisini edindim. hocamin dedigine gore arafat hukmettigi o serveti hicbir sekilde kendi cikari icin kullanmamis. ote yandan arafat'in esi, arafat'in tam tersine, bozulmuslugun uc noktasinda imis. ilgilenen gezginlerin bilgisine sunulur.
ataturk basligi altinda idealize etmeye dair bi kac sey yazmistim: mide bulantisiyla saygiyi bir arada dusunebiliriz belki