laftan anlayamanin hakki kotektir. ayrica aristoteles insanlarin cogunun gercekten belirli bir sekilde davranmanin dogru oldugunu dusundukleri icin degil, baska bir sekilde davranmanin cezasindan korktuklari icin dogru davranmak zorunda kaldiklarini soyler. yani zorla guzellik olur, siddet egitime ickindir, azar isitmeyen cocuk yoktur.
mutlak adalet var mıdır? suç ve ceza zaten belirlenmişse adalet nasıl mümkün olabilir?
suç ve ceza adil olmalı.
sabah haberleri özellikle mi eğlenceli oluyor acaba?
adamın biri kaçak elektrik kullanmaktan 6 ay hapis cezası almış. bu ceza - ki, kendisinin evi her daim tıklım tıkış, dolmuş doldurmuş - 6 ay sinemaya gidememe cezasına çevrilmiş hakim (yaka) tarafından. hadise nerede gerçekleşiyor duyamadım ama, orta yaşın hayli üstündeki adam viran binalardan, toprak yollardan oluşan bir arkaplan eşliğinde mikrofona durumu değerlendiriyordu, yüzünde "anlamadım tam gerçi" ile "hehe ne komik di mi" arasında bir ifadeyle: "ben zaten 25 yıldır sinemaya hiç gitmedim ki. iyi ki gahveye gitmeyeceksin cezası vermediler. o zaman çok kötü olurdu."
sonraki haber kültür bakmayanımız atilla koç ile ilgiliydi. kendisi alfabenin yetersiz olduğunu, 32 harfe ihtiyaç duyduğumuzu falan buyurdu. hayır anlamadım, daha fazla harfi ne yapacaksın?! tek bir harfi tekrarlarla kullanıyorsun ya: zzzzz... sesli harf gerekiyormuş. horrrr gibi mi?!