gezgin » "charles baudelaire"
|
|
düşman
tükendi gençliğim karanlıklarda,
çılgın fırtınalarda ve yağmurlarda;
güneş bazan açtı, kapandı derhal
bahtımın yazgısı karanlıklarda;
öyle harap ettiler ki gönül bahçemi
dallar hep kırıldı, yapraklar yerde
kuytularda birkaç meyvesi kaldı...
işte ulaştım güz aylarına
fikirler sararmış yapraklar gibi;
kullanmalı artık her bir aleti
küreği, tırmığı ve ötekileri,
düzeltip onarmak için yeniden
bahçemdeki bütün harap yerleri
suların basıp da oyup açtığı
kocaman çukurları mezarlar gibi...
hayal ettiğim yeni çiçekler,
acaba bulurlar mı kimbilir,
ardıç kuşlarının bulduğu gibi
güç alabilecekleri her bir gıdayı,
gizemli gıdayı, özlü gıdayı
bu sulak topraklarda. bu hoş havada.
ey acı! ey acı! yiyip bitiriyor hayatı zaman,
ve yüreğimizi kemiren düşman
bu anlaşılmaz, bu garip düşman
büyüyüp güçleniyor kanlarımızla
durmadan kaybettiğimiz kanlarımızla.
charles baudelaıre
çeviren : şevket seydialioğlu
bu nadide entellektüelimiz son 10 yıldır yurdumuzda pek bi populerleşmiş. kendisini okurekn rahatsızlık hissetmemin bir sebebi var. heman dillendiriyim. güzel yazar da, söylediklerinin metafizik dayanaktan yoksunluğu. bu tabi yıllarca elestirildi insanlar tarafından. sen de soyle tam olsun unearth. bu rahatsızlıgımı ancak, onunla ilgili kritikleri okuyunca kavradım. eh be kardesim anladık simulakra, anladık vücüda gelmeyen simge, anladık kötülüğün şeffaflığı da, ben bunları anlasam da dünyanın resminde bu soylediklerini koyacak yer bulamıyorum ki..
kötü hissedilen ama hemencik sakinleşmek istenmeyen, bunun zaten çok olası olmadığı durumlarda pek okunası bir harika adamdır kendileri.
gördüğü bir leş için bile aşk şiiri yazabilen,fransızların kötücül şairi.