modern insan, "hedefsiz yaşama"yı beceremeyendir. Hedef de, geleceğe ilişkin olduğu ölçüde risk (alma) algısıyla doğrudan ilişkilidir. beck’e referansla, diyelim {insan}, kendi elcağızıyla "ürettiği riskler"i allayıp pullamasını da bilmektedir. Böylelikle ortalıkta almazsan olmaz riskler cirit atmaktadır. Tam da bu hesap (aldım-verdim-ben seni yendim) nedeniyle, bizatihi hesap işi olan sürdürülebilir bir hayat için yaratılır, alınır, alınır, yaratılır... bir sürü okullara gidilir, meslek sahibi olunur, evlenilir, çocuk sahibi olunur, olunur da olunur! olduk mu "özne"? işte, gizli gizli...
sürdürülebilir hayat... düzlüğe çıkmaktır. değilse, masanın tam kenarında, bir ayağı çukurda yürümeye alışmalıdır kişi. esasen riske ilişkin bir yanılsama var ise, garanti-li olan eşikte yaşamaktır, {can sıkıntısı}dır. ve garanti de bellidir, işte.
o halde hedefsiz yaşamak yahut can sıkıntısı deyince {pir}imiz cioran’ı anmak gerekir:
"ölümü düşününce, meslek sahibi olamazsınız."
garanti olanın yüzde ellisi risk
riskin yüzde yüzü garantidir
o halde gerçek olan risktiiirr
olasılık...
Seçimlerimizdir.Hiçbir şeyin garantiside olmadığına göre risk hep vardır...