bakım nedeniyle girişleri kısa süreliğine durdurduk
  ana  ·  defter  ·  yazı  ·  aktivite  ·  fotoğraf  ·  forum  ·  üye  

TEPKİ

      [ arkadaşına gönder ]

futbol maçına bile gaz alarak çıkma, şehitlerden bir de böyle yararlanma ihtiyacı duyulan bir güruhun içinde...
burada, bunların ağzından ne deniyorsa, ne anılıyorsa o yok işte!
ya sev, ya bi reyting yaptır be...
onuncuyıl marşının kenan batılı remiksiyle, eller havaya, hayde be!
zeze (30.10.2007 12:22)
Yildirim Turker'in "Sekiz genc esir" baslikli yazisindan:

"Onlar şehit olmadı. Onlar için topluca gözyaşı dökmek, hayatları için kaygılanmak birçok savaşsever için mümkün değil.
Onlar şehit olamadı. Esir düştüler. Arafta kaldılar.
Şimdi büyük bir sorun olarak çözülmeyi bekliyorlar.
...
Bu sekiz çocuk, vatanı savunsun diye şehit olmaya gönderilen, memleketimin yoksul evlatları. Yoksul olmanın yegâne ayrıcalığı olan şehitlik mertebesiyle ödüllendirilme fırsatını kaçırmış olabilirler.
Döndüklerinde babacıkları onları dinlensinler diye yurtdışına tatile göndermeyecek. Ciplerini son modeliyle değiştirmeyecekler.
Şimdilik sahip oldukları birer canları var. O canların üstüne titremeliyiz."

yazinin tumu:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=237167
cagri (29.10.2007 10:01)
unutmadan, cagri ve omk'nin sinif vurgularina paralel olarak, belirtmeden gecmeyim. en son duydugum rakam 15 milyondu; satilan bayrak sayisi. siparisler yetismiyormus. bu durumu milliyetci duyarliligin artmasi diye yorumlayabilirsiniz; dogrudur. ama soyle de yorumlanabilir: "guneydogu'daki catismalarda askerlerimizin oldurulmesi bayrak sektorunu canlandirdi." milliyetcilik ve kapitalizm yeri geldiginde oyle sinsice paslasiyorlar ki insanin midesi kalkiyor.
cagatay (29.10.2007 02:15)
omk sakin bir dille aciklamis. birseyler ekleme geregi duydum ben de. sakin olamazsam kusuruma bakmayin. kendi adima bir olayin, cinayetin, katliamin vs. oncelikle toplumsalligini sorgularim. hrant dink basligina yaptigim girislerin onemli bir kismi da bu yonde kendimce olusturdugum analizler. askerlerin oldurulmesine dair bir baslik acmadim evet. ama kurt sorununu degisik basliklarda tartistim. ha bizden beklenen mesela oldurulen bir askerin adina bir baslik acip "vatan millet sakarya" ve sehit edebiyati yapmamiz ise ben bunu yapmayacagim. bu soylem hergun her saat gemi aziya almis sekilde devam ediyor ve devam ettikce de ici bosaliyor. askerlerin hayatlarini kaybetme sebepleri unutuluyor, unutturuluyor. olaylar toplumsal baglamindan kopuyor ve kimilerinin gunluk yasama fasizanca mudahale etmesinin mesru dayanagi olusturuluyor. acikcasi bu fasist guruhun askerlerin oldurulmesini umursadigini hic sanmiyorum. daha acikcasi agizlarina baris lafini bir kez olsun almayan hic kimsenin bu savasin/catismanin/terorun bitirilmesi konusundaki samimiyetine inanmiyorum. allah askina gercekten baris isteyen insanlar hepimiz askeriz diye bagirip gonullu olarak askerlik subelerine kosar mi?
cagatay (29.10.2007 01:42)
Insanin aklina bazi sorular geliyor, anlamak icin sormuyorum, sormus olmak icindir bu tip sorular zaten, sormus olmak ve anlamamak icin soruyorum
Tuzla tersanelerinde onlarca isci, patronlar daha cok kazansin diye is “kazalar”inda katledildiler
Bu ulkenin duyarli insanlari ne diye hepimiz emekciyiz, isciyiz diye bagirmadiniz?
Emekci olmak, turk veya ermeni veya kurt olmaktan daha mi az degerli? Turk veya ermeni veya kurt olmak tanri vergisi bir sey mi? Insan emegi gerektirmeyen? Eger oyleyse turkler ve kurtler ve ermeniler, emek uzerine kurulu bu dunyada ne bok yemeye hala nefes alip vermekteler?
Cevapsiz kalsin diye soruyorum yine: alinteriyle kendileri olan, yani insan olan Tuzla emekcileri katledilirken siz duyarli turkler, neden hepimiz INSANiz diye bagirmadiniz?
Birakin turklugu, siz INSAN degil misiniz?
Ben bu sorulari sormuyorum; yalnizca, boyle cevapsiz sorular sorarsak, asla birbirimizi anlayamayacagimizi soyluyorum; bunu anliyor musunuz bilmiyorum
Benim acimdan tek gecerli soru olen cocuklarimizin turk ve kurt fasizmine nasil bu kadar kolay, bu kadar utanmazca, futursuzca malzeme yapildigidir.
cagri (26.10.2007 11:18)
aklı selim... patlamayalım. ne sokakta, ne burada... patlarsak, korkarım şu patlamış gezen güruhtan farkımız kalmaz. düzeltmeye başlayacağımız yer patlamak değil derim. elbette meramımızı anlatmalı, o başka mevzu.

faşizmin insan kaynaklarını kurutsak ya... kendi içimizdeki faşizmle hesaplaşsak, dışımızdakinn köküne baksak... terket diyenlere rağmen; buradayım, bir yere gitmiyorum!
omk (25.10.2007 01:00)
Öylesine bakıyordum, başlığı ve OMK'nın girişini gördüm. Sonra Sahafgezgin'nin yazdıklarını gördüm ve birşeyler yazmam gerekiyor dedim kendime. Yoksa patlayacağım...
Farkında mısınız askerler şehit olduğundan beri insanlar ortaya Hrant Dink'in ölümünü ve cenazesindeki kalabalığı öne sürüyorlar. Farkındasınız tabi ki. Bu ortaya atılan şeyler (niye askerlere gelmediniz, yok niye Ermeni oldunuz) bana o kadar boş geliyor ki, sanki önünde sağında solunda büyük bir hendek var gibi. Ve bunları söyleyenler de bu hendeğin içine itiliyorlar gibi. Evet itiliyorsunuz. Ben Hrant Dink'in cenazesindeydim, içimde bir çığlık vardı onu savurmaya gittim. Kimse beni orada yaptıklarımdan dolayı yargılayamaz, bana tepki gösteremez...
Diyorsunuz ki neredesiniz, hani tepkiniz.Onca insan masum öldürüldü, öldürülüyor. Cinayeti meşrulaştıran bir insan sizce Hrant Dink'in cenazesine katılır mıydı? Hayır! Peki soruyorum sana o kadar asker şehit edildi, sen burada hendeğin içine sıkıştırılmana sebep olan o cümleleri sarfetmeden önce ne yaptın!!! Bana sokağa çıkıp nefret tohumlarını savurduğunu söyleme, beim de korktuğum bu zaten...
Biliyor musun ben korkuyorum, "Allahu Ekber" diye sokaklarda dolaşan insanların kalkıp 6-7 Eylül olaylarındaki gibi, bu sefer öznesi değişmiş bir şekilde sokakları kan gölüne çevireceklerinden, Kürtçe müzik dinlediğim için yadırganacağımdan, ve daha bir çok masum insanın daha bu arbede sırasında öleceğinden, korkuyorum bu tür ırkçı söylemlerin çoğalıp etrafı kan gölüne çevireceğinden.
Son bir şey daha, ben bir cinayeti şakşaklayıp bir başkasına ağlayan insanın samimiyetine inanmam. Bölük pörçük oldu belki ama şu durumda ancak bu kadarını yazabilirdim...
Gamze...
kayracelibon (25.10.2007 00:53)
hocam, benim hiçbir öldürmeyi onaylamam mümkün değil. olan bitenin, her iki taraftan ölenlerin, esir alınanların içimi nasıl acıttığını anlatmam inan zor. benden genç insanların emperyalist politikalar için ölmesi... tarifi kolay olmayan bir acı. samimiyetime lütfen inan.

fakat olaylar arasında bağlantı kurarken, bir suçlamaya girmenin de yanlış olduğunu söylemek isterim. öncelikle, bir sivilin öldürülmesi ile dağlıca'daki olay arasında bir ayrım var. insanların neden pkk'ye ihtiyaç duyduğunu, katıldığını düşünmek de lazım. bunu düşünürken "kandırılmış" demek biraz hafif kalıyor malesef; zira pkk'deki herkesin "kanmış" olmasının imkansız olduğunu biliyor olmamız lazım. kürtlerin derdi nedir, bu topraklarda nelere maruz kalıyor diye bir sormak da fayda var. her neyse...

her şehirde kürt esnafların işyerlerinin taşlanmasından, parti binalarının kundaklanmasına, kürt nüfusun yoğun yaşadığı mahallelerdeki provakasyonlara kadar çokça şey oluyor. ana akım medyada yer almayan görüntülerde, haberlerde olan çokça şey var. 500-600 kişilik bir kalabalık 1 mayıs mahallesi'ne gidiyor, oradaki halk kendini savunmaya çalışıyor, polis falan ortada görülmüyor. "ben kürdüm" demek sanırım imkansızlaşıyor. diğer yandan "neden bayrak asmıyorsun" sorgulamaları başlıyor. adım adım toplum birbirine düşman iki kampa bölünürken, bana da saf tut diyorlar. ben ise en başta dediğim gibi, hiçbir öldürmeden yana değilim, hiçbir öldürmenin safında değilim.

kendisini abd'ye endekslemiş, benim inandığım sol değerleri yitirmiş ve en önemlisi öldürmeyi "hak" olarak görmeye başlamış bir kürt hareketiyle herhangi bir bağ kurmam olanaksız. bunun yanında bence olumsuzluklara sebep olmuş, düşmanlıkları körükleyen bir resmi ideolojiye de sahip çıkmam olanaklı değil. iki öldürmenin dışında olmak mümkün değil midir sence?

bir başka soru sorsam; neden ölenler hep yoksullar? ölen askerin kız çocuklarının ayaklarının çıplak olduğunu birisinin farketmesi için onun ölmesinin gerekmesi de acı verici değil mi? şehit ailesi sayılmasaydı, yani o kızların babası ölmeseydi (güneş ve zehra gibi güzel isimler koyan bir baba) o çocukların yoksulluğu, çıplak ayakları pek kimsenin umrunda olmayacaktı diye düşünüyorum. penceresiz evini kimse görmeyecekti, fakir ailesine kimse üzülmeyecekti, hiçbir haber kanalı ondan bahsetmeyecekti. askerliğini yine orada yapsa, pek çok arkadaşını kaybetse bile kendi canından olmadıkça kimsenin umrunda olmayacaktı. esas kötü olan, bizi de günahkar yapan, benim utandığım şey bu işte. yoksullar kim için neden ölüyor, yoksul olmayanlar hangi hayatı yaşıyor? bu sorulara da ben cevap arıyorum.
omk (24.10.2007 23:09)
hrant dink öldügünde 1 saat içinde toplanan kalabalık nerdeydi pkk denen terör örgütü 12 askerimizi hain bir pusuyla şehit edip 8 askerimizi rehin alıp 16 askerimiz yaraladığında nerdeydi bu kalabalık bir saat içinde toplanan kalabalık merak ediyorum gezgin com'a uzun süredir girmiyorum ama hrant dink öldügünde onun resimleriyle onun için forumlar açanlar nerde
sahafgezgin (24.10.2007 17:30)