sabaha katılan nedir gecemden çalınanın yanında?
nefes bar sakinlerine...
gece çılgın ayak sesleriyle yırtıldı
bazen alınganlaşırım
nerede olduğumu bilemem,
birkaç adım tökezler,
yitik hissederim
kendimi.
tanıdığım herkes benden daha
uzun
daha zeki
daha müşfikmiş
gibi gelir bana,
ve daha az çirkin
elbette.
ama asla
uzun sürmez
bu ruh hali.
etrafıma sıkı bir
bakış atarım,
çepeçevre
sert bir bakış
ve aklım başıma
gelir.
ama
bir süre için
sadece.
charles bukowski
güneşin dünyanın belirli kısmını aydınlatmadığı zaman dilimi işte, ne gerek var romantik zırvalamalara? güzeldir o ayrı.
dört gün dört GECE ağladım ben...
düşsel mumların yakıldığı,hayallerin kol gezdiği,uzun karanlık ve sessiz zaman dilimi
"..ihanete gece muthis bir gerekcedir.."
ay,yaban kestanesinin dallarında asılı duruyor işte.izlemek için birkaç yıldız arıyorum ay’ını dallara kaptırmış gökyüzünde.yok.bir tek yıldız bile yok ay’ını dallara kaptırmış gök_yüzünde.ay’ı dallarda,yıldızları bilmediğim zamanlarda ve mekanlarda bırakıp başımı eğiyorum.saatim gecenin ortasında durmuş...
perdedir yüzüne..
karanlığın hakimi gibi, kaçmak veya gizlenmek hangisi daha cazip!..
gün bitmeden
gece çökmeden
gel beni bekletmeden
karanlığımın kölesi...(bir çocuk kitabında büyü sözleri idi, hiç unutmamışım)
gece avutmuyor,gönlüm unutmuyor,demiş nev abi.ne güzel demiş.
geceler ömrümün katline sebep
gözlerimin çana1nda kan saklar
geceler sabah1n kör habercisi
geceler gönlümü günesle paklar . . .
kara çarşaflarını çıkarır sandıktan
ve saklar bizi
kuytu köşelerde gördüğünüz
zebilleri,şarapçıları,esrarkeşleri
ve riyakar gündüzden bıkmışları...
sabahın,her gün gebe kaldığı,sancıdığı ve dünyaya getirdiği karanlık çocuk...
yildizlari isildatan karanlik...
ne zaman otursam gecenin basına
ne zaman müzigin
yazamıyorum sözünü etmek istedigim seyleri
birbirinden ısıgını saklayan uzak yıldızlar gibi
cekiliyor her sey kendi karanlıgına
parmak uclarımda yıldıztozlarıyla
kapıyorum gözlerimi
ey ruhumun en büyük sartı olan tedirginlik!
simdi saat on iki
simdi gece ve müzik
"murathan mungan"
gece midir insanı hüzünlendiren? yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen?...
^^ne bilim pezevenk sen yazdın bekle kanaat getir ondan sonra yaz^^
cem yılmazın gösterisinden bir alıntı...
“give my romeo; and, when he shall die, take him and cut him out in little stars, and he will make the face of heaven so fine that all the world will be in love with night and pay no worship to the garnish sun.� shakespeare, “romeo ve juliet�ten....
gorulebilen karanlik. goremedigimiz ya da gormek istedigimiz {uzak}taki karanliktir...
siyah gunduz...
ve ne güzel yeniden aydınlık :)