gezgin.com yeni kayıt | giriş 
notlar
aktiviteler
fotoğraflar
gezi yazıları
forum


not ekle
fotoğraf ekle
aktivite ekle
yazı ekle
foruma yaz



gezgin » "oryantalizm"

notlar

4 / 20 not | tümü
benim cocuklugumda da
'bati'ya, bati'ya, bati'ya'
cigirirdi kuslar,
'bati'ya, bati'ya, bati'ya'
dil kurslari
resim sergileri
elektronik buluslar.
yol uzun, yol zahmetliydi, yol yenisme, yol kavga, yol ispatti. nihayetinde birkac yaldizli diploma karsiligi kahramanlarimi aldi, duslerimi, kanatlarimi kirdi. yuzbir bilim adami, binbir kitap gordum. 'siz dogulular pek bir seysiniz...' dediler, 'anliyorsunuz, degil mi?...hadiii, canim, siz anlarsiniz. ne de olsa batililasmis sayilirsiniz!' 'biz, dogulular' kimdik? 'pek bir...' neydik? 'ben neyi anlayacaktim?' budisti, bedevisi, acemi, kambocyalisi, cerkezi, vietnamlisi, turku, cinlisi, kurdu, tibetlisi, alevisi, malezyalisi, suriyelisi, sumatralisi, kisacasi, meric'in dogusunda yasayan tum halklar, 'biz, dogulular'. biz gabi,
sehvetli,
kaypak,
hain,
hissiz,
pis,
despot.
biz, bir ornek dogulular
biz, bedensel faaliyetleri disinda, ne idugu belirsiz dogulular
biz, sosyal 'bilim'lere, siyasi 'bilim'lere edebiyatcilara meze dogulular.
'batililasin,
batililasin,
batililasin!' cigirirdi,
sinemalar,
konferanslar,
konseyler,
moda evleri,
tekeller,
karteller.
nasil bir cagriydi? cipil mavi gozlerin pipo dumanlari arasindan talep ettikleri neydi?
nasil bir cagriydi, halkima yasayabilmek icin once kendisini, 'dogulu' kendisini iptal etmesi gerektigini tekrarlayan?
marx'a nasil umutla sarilmis olabilecegimi dusunebiliyor musun?
das kapital'in ve otuz yorumunun isigini dusunebiliyor musun?

silili 'yabanci ogrenci' ortega,
kolombiyali omar,
hintli daver
ulkelerimizin acilarina 'sozcu' arayan
ulkelerimizin acilarina care arayan milyonlarca biz'ler.

yil 1853'tu.
ingiltere, hindistan'i yok ediyordu.
marx, insanlarin istiraplari ile mesgul tek batili bilim adamiydi.
biz'imle gozyasi doktu, yuregimize aldik.
yillarca dizinin dibinde oturduk.
'kitap'a abdestsiz dokunmadik.
derken, bir gun, fazla aglamis olmaliyiz ki,
'ama, unutmayin' deyiverdi, marx,
'ingiltere'nin, hindistan'da yerine getirilecek iki gorevi vardir: birisi yikici, birisi yapici.
yasli asya toplumunu ortadan kaldirmak,
onun yerine,
avrupa toplumunun kurallarini getirmek.'

oh, oh, oh, oh, oh!!!
ayi, vayi, vayi!!!
yerinden sicradi, daver!
'yasli asya toplumu dedigin benim
anam,
babam,
dayim,
kardesim!
agzindan cikani kulagin duyuyor mu senin?!!!'
'ne var yani?' dedi. marx, en bilimsel haliyle
timur'un boyundurugu sondurmedi mi, sayisiz insan yasamini?'
ne bicim bir ictihatti?
ne bicim bir gerekceydi?

hintliler oldurulmeye alisiktirlar, bu kez de biz kendi iyilikleri icin kessek, ne olur?'u
benim 'dogulu' yuregim anlayamazdi!

hintliler diye birileri yoktu,
'dogulular' diye birileri yoktu, benim amcalarim, dayilarim, kardeslerim, komsularim vardi!
talep etmedikleri bir cografyaya, talep etmedikleri bir haritaya hasbelkader duhul etmis, iki litre kanli, iyi ayakli, coluklu cocuklu, sevincleri, acilari ile 'insan'dilar!
su kullenmek uzere olan yosunlu gezegende bir gidim dolasacaklar, sonra herkes geldigi yere donecekti.
bir basina.
kendi iyilikleri icin yok edilmenin rasyonalini anlayamazlardi.
inkalar, aztekler, massachusettler de anlayamadilar!
bu baglamda, hitler, oryantalistlerden daha bir namusluydu:
yahudileri, onlarin iyilikleri icin degil, 'ustun' alman irkinin iyiligi icin kestigini hic saklamadi!
'uygarlastirma misyonu'nun ardina saklanmadi.

cilk yarama bir de tuz basti, marx,
'bosver' dedi, daver'i gostererek,
'bu insanlar bizim gibi aci cekmez.
onlar, doguludur.
o halde, biz onlari baska yollardan anlamaya calismaliyiz.'

'bati'ya, bati'ya, bati'ya' cagirdi
gorkemli binalar
dolu vitrinler
kisa calisma saatleri
iscilerin
altlarindaki otolar,
ozgurlukler.
ne ki, ihanetin acisi yuregimdeydi.
artik brosurleri incelemeden,
onlari 'baska yollardan anlamadan' hicbir davete icabet, paketlenmis doldurusa gelmeyecektim.

baktim, bir daha baktim, bir daha baktim,
gordum ki, hakkinda ahkam kesilen insan degil, insanin izdusumu.
kartondan oyulma bir sekil,
egzotik,
gizemli,
yasamayan bir tas bebek,
bir oyuncakti.

gunga din, cieko, ortega,
omar, hozan,
kitleyi olusturan
ve fakat
ve aslinda
bedenimizde hergun
milyonlarcasi yenilenen
hucreler gibi
onemsiz
kisiliksiz
ve anlamsizdilar.
muhalefet hakki olsun taninmayan insanoglu nasil yasayacakti
'bir agac gibi tek ve hur
ve bir orman gibi kardescesine?'


alev alatli, valla kurda yedirdin beni 1. baski, sahife 325-329, boyut, istanbul, 1993

ekşisözlük te okumuştum, neden biz de yok dedim...
18.12.2003 20:00 durruti

oryantalizmin icerigindeki kucumsemeleri donem icerisinde oldugu gibi bugunun yapitlarindan da rahatlikla gozlemleyebilirsiniz. ressamlardan ornek verecek olursak, ozellikle iktidari elinde tutan erkegin karsisinda cogu zaman ezik ve mahremiyetsiz olarak simgelenen kadin, batiya gore dogunun cinsel objesi olmustur. genis kalcalar, iri gogusler, balik eti kadinlar, ciplak cariyeler yada sasali, binbir renklerle bezenmis gorkemli kiyafetleri icindeki erkegin onunde uzanmis, sanki her an cinsel bir iliskiye hazirmis havasinda basit giyimli bir kadin, yine bati tarafindan kucumsenmis dogulu bir kadindir. osman hamdi bey gibi bazi oryantalist ressamlar bu kucumsemeyi nesneler uzerinde de yapmistir. -silah taciri- adli eserinde, oryantalizmin iktidar gucunu simgelemek icin kullandigi atesli silahlar, kiliclar, kamalar (bunlar ayni zamanda freudun cinsel iktidar simgeleridir) on planda yer almaktadir.

herseye ragmen, oryantalist sanatcilarin cesitli ogelerle ve ifade bicimleriyle simgelemis oldugu dogu, batinin hayal etmek istedigi dogu olmustur. vucudunun hicbir hatti belli olmayacak sekilde kapanmis dogu kadini ise her donem gizemini korumus ve batiyi cezbetmistir. dolayisi ile oryantalizm gunumuzde bile yasayan bir modelleme olmustur. orneklerini ise cagdas sinema yapitlarinda bile gorebilmekteyiz.

osman hamdi bey ise, 12 yasindan sonra hayatinin buyuk bir bolumunu avrupada, ozellikle fransada gecirmistir. iki evliligi olmustur ve iki karisi da fransizdir. bu durum donem icinde "oyle goruluyor ki, osman bey avrupali kadinlari osmanli kadinlarina tercih ediyor" seklinde yorumlanmistir. gercekten de osman beyi -fin de siecle- ile ozgur iradesini ele gecirmis, is hayatina katilmis ve erkeklerle esit haklara sahip oldugunun bilincine varmis kadinlar cezbetmistir. bu nedenle osman hamdi beyin oryantalist bir dusunceyle, batidan dogru doguyu kucumsemesi gayet normaldir.
17.12.2003 09:40 yol

ustad; tarih ile oz birbirlerinden tabi ki ayrilmazlar. birbirlerini uretirler zorunlu olarak. ne tarihin oze ne de ozun tarihe bir ustunlugu vardir belirttigin uzere. beraber eyledikleri icin de birbirlerini es gecmeleri soz konusu degil evet. ama bu eylem temelinde boyledir, soylemde degil. soylem de bir cesit eylemdir fakat ideolojik, etik ve perspektiflidir. ayni olayi farkli sekillerde degerlendirmek mumkundur demistim. ama ayni olayi farkli sekillerde eylemek mumkun degildir. aksi taktirde o baska bir olay olur. eylem tektir. soylem sonsuz. bu acidan bakildiginda bir ozne, icinde bulundugu ozgun tarihselligi -her tarihsellik kendine ozgudur- kendi bakis acisiyla yorumlayacaktir. benim elestirdigim nokta bu "ozgunlugun" gozden kacirilmasi. ki burda bir ozgunluk varsaydigimin farkindayim. elestirilen oryantalist ozne de pekala bir ozgunluk uzerinden yorum yapiyor olabilir; kendi varsaydigi ozgunluk uzerinden. fakat oryantalist ozne'nin hareket noktasi eylemsel olarak vuku bulan nokta degildir fikrimce. kendi icerde olabilir ama soylemi disardadir (bu tartismada bu noktayi orneklendirecek figur sertap erener oluyor). her ne kadar eylem ve soylemin tamamen bir olmayacaklarini dusunsem de, ben soylemin mumkun oldugunca ice donmesi, bakmasi taraftariyim. soylem disari cikinca, iste asil o zaman birtakim dogru varsayimlari basliyor. son kertede kendi pozisyonumun da etik ve ideolojik oldugunun farkindayim. hatta oryantalist ozne'nin bakis acisini oldugu gibi, kendiliginde, kabulleniyorum. fakat bu karsi-soylem yaratmayacagim anlamina gelmez. onun etigine karsi benim etigim. sonucta her sey bir iktidar oyunu...
16.12.2003 22:39 cagatay

oryantalizm bakisacisinin babalari (ve analari) 1700-yillarinda, "bati'dan dogu'ya" gelmeye baslayan maceraperest gezginleriydi. osmali topraklarinda görduklerini kitaplara, siirlere, resimlere döktuler, "doguyu" moda haline getirdiler. bu bakis acisinda romantizm hem, ne yazik ki, kesinlikle kucumseme vardir.
16.12.2003 11:18 ayla