her puzzle kendi parçasından sorumludur.
ve puzzle ben'in son parçasını tamamlar! işler artık vice versa'dır...
son parçayı tam yerleştirirken eski bir parçanın yanlış yerde olduğunu anlarsın.. yanlış olanı fark edene kadar kendi kendine boşu boşuna oyalamış olman..
1401 yılında, ramazanın altısını yedisine, perşembeyi cumaya bağlayan sıcak bir gecede, henüz başlanmamış bir sahur yemeğine doğdum ben.. dünya nimetlerinden ağzıma ilk sürülen, ne sünnet üzere hurma suyu, ne de adet üzere anne sütü değildi; sahur sofrasındaki evde pişmiş ekmeğin yegane katığı, bizlere has, o tuzlu yemekti.. tuzluyum ben.
hayat da bana hep tuzlu davrandı, bu sebeple belki de..
şikayetçi değilim, denizlerin tuzundan; yaş pasta'nın aksine, iç baymayan tuzlulardan..