bu yıl olumsuzluklara rağmen sponsorlardan tanıdık bulup yeme-içmeye para vermeyişimiz yağmuru unutturdu.
ama ne rock ist ne de h2000 yada barışa rock tadı vardı..
? yine de keyifliydi.çadırlar ve ortalıktaki coşkulu kalabalık,apocalyptica yı kaçırdığıma pişman olmanın etkisi hala sürerken her festivalde en iyi perf.kaçırma alışkanlığımı yineledim.
anathema gibi belki tekrar gelirler....
10.15 on the saturday night, grinding halt, 3 imaginary boys da çaldılar. ayrıca küçük iskender de oradaydı.
aaa bak ben killing an arab'ı kaçırmışım, ek olarak boys dont cry'ı hatırlıyorum ve friday'i...
hmm, güzel bir festivaldi ama umarım seneye yağmursuz olur, ya da ağustosta olur...
akbank'ın para kazanmak için uydurduğu kartların ve tuvaletlerin leşliğinin haricinde herşey tıkırındaydı festivalde. evindeki konforu arayan bulamadı tabii ama o cocuklar da boylece hayatın zorluklarıyla yuzlesme fırsatı buldular. cumartesi akşam gittik, kapıda falan beklemedik. önce kart alma, sonra içecek alma seremonisi gıcıktı ama tam o sırada yağmur başlayınca erimekten korkan şekerlerden oluşan kuyruk dağıldı, biz de beklemeden tüm işimizi gördük. tuvaletlerin pisliğiyse saç boyayip kabartmayi modernize olmak sanan gençliğin kültür seviyesinin kanıtıydı. cure üç saat sahnede kaldı. sonlara doğru arka arkaya eskilerden çaldılar;killing an arab,fire in cairo,hot hot hot,let's go to bed, elise, just like heaven ilk aklima gelenler. güzeldi. kopan, dağıtan da vardı ama genel olarak seyircide coşku ve heyecandan çok saygı vardı. amcalar içsel yolculuğa çıkardılar seyirciyi. sanatın gücünü bir kez daha talim ettik.