"çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. sinemadan çıkmış insan. gördüğü film ona bişeyler yapmış. salt çıkarını düşünen kişi değil artık. insanlarla barışık.
onun büyük işler yapacağı umulur.
ama beş on dakikada ölüyor.
sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu. asık yüzleri kayıtsızlıkarı sinsi yürüyüşleriyle onu arasına alıyorlar,eritiyolar.
...
bunları kurtarmanın yolunu biliyorum. kocaman sinemalar yapmalı bir gün dünyada yaşayanların tümünü sokmalı bunlara. iyi bir film görsünler. sokağa hep birden çıksınlar."
{aylak adam}
Görselliğin verdiği korkuyu,aşkı,mutsuzluğu,heyecanı orada alıp tüketebiliyoruz. Tüm hissettiğimiz duygular sahte,havada kalıyor.Hayatımızın bir parçası olmayan bu duygular,bize film içerisinde sunuluyor.Film biter bitmez,gerçek yaşamın sıradanlığı ile tekrar yüzyüze kalıyoruz.
sinema tek kişilik bir büyüdür,dostluk iki.{buket uzuner} (bkz:selin ve cemle yolculuklar)
"sinema başkaları için yapılan, ama ancak yalnızca kendini düşünerek yapıldığında başarıya ulaşan bir şeydir." pedro almodovar