eğer biri gün doğumunu bekleyip,soluğu bi uçurumun kenarında alabiliyorsa kendine ait her bir eşyayı fırlatabiliyorsa uçurumdan..eşyaların dünyasından kurtarabilmiştir kendisini.artık bütün gün doğumları onundur..uçurum manadardır..gitmek,kolaydır.
bazen, hergün düzenli olarak kıyısına gidersiniz. ama uygun rüzgar olmaz geri dönersiniz. (gitmenin ve dönmenin akla getireceği sorular burada çok anlamsız.) sonra bir gün aslında çok da rüzgarlı değildir hava ama birden şiddetli bir rüzgar çıkar ve uçurur sizi. düşürmez, uçurur. daha önce hiç bulunmadığınız, hiç bilmediğiniz bir ortamdasınızdır şimdi. burada bir yaşam doğrultmak biraz zaman ve enerji alacaktır. uçmanın olağanüstülüğü kadar canınız da yanmaktadır. zamanla birşeyler başka şeylerle yer değiştirecektir; bir rahatlama gelecektir ama şimdilik salman rushdie'nin gece yarısı çocuklarında söylediği bir cümle akılda dönüp durmaktadır: "what cannot be cured, must be endured."
ne demiş uçurumda açan çiçek:
yurdumsun ey uçurum!
(cemal süreya)
insan zaafına birisini daha ekler uçurum; uçmak isteği...ah ne çekicidir her bir uçurum!