"{yol}lara bakıyorsunuz. gelip geçen {insan}lar görüyorsunuz. toprağın kokusunu, size {saat}i soran birinin sesini, {deniz}in çıpıltısını, {rüzgar}ın {saç}larınızla {cilve}leşmesini, {güneş}in utangaçlığını, {ağaç}ların {fısıltı}larını duyuyorsunuz. çünkü siz, yaşıyorsunuz...oysa siz, {kapı}sı m–16 {mermi}leriyle delik deşik edilmiş bir {ev}in iki {göz} odasında, {el}leri göğsünde titreşen, kocasını çoktan toprağa teslim etmiş, ve daha birkaç dakika önce, 15 yaşındaki çocuğunu çelik miğferli, çelik yelekli, makineli tüfekli, nasırlaşmış yürekli askerlerin koynundan çekip aldığı, esmer, kalın dudaklı, {siyah} saçlı, {hüzün} bakışlı, {ölüm} {koku}lu {filistin}li bir {kadın} olabilirdiniz. ya da, cam kırıkları üzerinde yürütülerek, içi kocaman kocaman lağım fareleriyle dolu bir tabutluğa kapatılıp, mossad ajanları tarafından sorguya çekilen, ve kendi çığlıklarından sağır olmuş filistinli bir {direniş}çi..."
ömrü dört kitap yazmaya vefa etmiş,{nihilist} öykücü.