can yücel
can yücel benim adım kırmızı ya dair şöyle yazmıştır:
sepetinde üç dirhem pamuğu olmayan takımı
fena halde tebelleş oldu orhan pamuk'a...
yok efendim, bu nışantaşı çayır züppesi
-romancılık ne gezer serde!-
reklam yazarıymış düpedüz
veya son model helikopteriyle kapı kapı dolaşan
post-modern bir seyyar satıcı...
ben ki pre-modern bir şairim, diyorum ki size:
bakmayın orhan'ın hep geçmişe mazilerden dem vurduğuna
harem dairelerinde oryantal göbekler attığına!
o mu sanki edebiyatımızda tek yağmur kaçağı
üslubu bihoş mesleği nakkaş muşambası makintoş!
bakmayın sokaklarda bir müze bekçisi gibi dolaştığına
o tam günün adamı
antika olan biziz asıl
gırtlağına kadar beyaz eşyaya kara paraya batmış
bu tüketim toplumunun has çocuğu o!
bir kalemde yeni bir kalem sürdü piyasa ekonomisine
kitapsızlar mahallesinde salyangoz bellenen, o yasaklı
o tu kaka kitap kapış kapış gidiyor sapamarketlerde
orhan eskiden yok olan bir şeyi yok satıyor
biz ne kızıllar gördük kızılı yok pahasına satan...
varsın o da kırmızı'yı okutsun ateş pahasına
31.12.1998 datca
yalnızlık
"... çağdaş insan, uyanık olduğuna ve de doğru düşündüğüne inanmak istiyor. ama bu tür inanç ve düşünceler bizi karabasanlara soktu -akıl aynalarımızda, art arda işkence odalarını gördüğümüz karabasanlardı onlar. bu karabasandan çıktığımızda, uyanık durumda düş gördüğümüzü ve usçu düşlerimizin dayanılmaz düşler olduğunu belki de fark edeceğiz. ve ondan sonra, belki de gözlerimizi kapayıp yeniden düş görmeğe başlayacağız."
yalnızlığın diyalektiği, octavio paz, çev: bozkurt güvenç
şefik kıran
1974 yılında istanbul belediyesi şehir tiyatroları, 1976 da halk sahnesi oyuncuları, halk bilimleri derneği, işçi tiyatrosu ve birlik sahnesi nde, 1978 yılında gerçek/sahnede çalıştı. 1979-80 yıllarında cumhuriyet gazetesi ve demiryolu işçi sendikası nda görev yapan şefik kıran, ayrıca istanbul erkek lisesi çalıştırıcılığında bulunmuştu. 1981-83 yıllarında türk alman kültür enstitüsü ve boğaziçi üniversitesi nde de çalışan kıran, 1984-87 yılları arasında dostlar tiyatrosu nda ‘asiye nasıl kurtulur’, ‘galile galileo’ ve ‘yalınayak sokrates’ de rol aldı.
bakırköy belediye tiyatroları nda kuruluşundan itibaren çalışan kıran, ‘zilli zarife’, ‘mine’, ‘ivan ivanoviç var mıydı yok muydu?-1’, ‘bir geçmiş zaman eğlencesi’, ‘yunus emre’, ‘barış’, ’demokrasi gemisi’, ‘bedava mı sandın?’, ‘antigone’, ‘kuğular şarkı söylemez’, ‘kuvayı milliye’, ‘bozuk düzen’, ‘açıl susam açıl’, ‘insan denen garip hayvan’, ‘bir cinayetin söylencesi’, ‘ivan ivanoviç var mıydı yok muydu-2’, ‘bahar noktası’ ve ‘teneke’ adlı oyunlarda sahneye çıktı.
amacı herkesin tanıdığı bir star olmak değildi. etik bir bireydi. 26 ekim 2005 gecesi bakırköy de, oturduğu apartmanın boşluğunda ölü bulundu.
forum yazıları |
4 / 12 konu
|
|
bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, uykudan uyandırsam seni: ki, sisler daha kalkmamıştır haliç ten. vapur düdükleri ötmektedir. etraf alacakaranlık, köprü açıktır henüz. bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... yolculuğum uzun sürmüş ...
17 yazı,
12 yazar
03.10.2006 15:56
agradia
nevruz
"bahar gelince küskünler barışacaktır. savaş ve çatışma olmayacaktır. baharda dargınlık yasak ve günahtır. yoksa o yılın bereketi olmaz" (kadim anadolu sözü)
44 yazı,
16 yazar
18.06.2006 15:21
agradia
hamsili pilav
biri yapsa da şimdi yesem. iç pilav mantığında hazırlanan enfes yemek. yapılış alternatiflerinden biri: malzeme > 2 su bardağı pirinç, 1 kg. hamsi, 1/2 bardak sıvıyağ, 50 gr. dolmalık fıstık, 50 gr. ...
10 yazı,
8 yazar
11.05.2006 01:40
agradia
körili makarna
dibinin tutmaması için tencereye evde hangi yağ varsa ondan konur. ocak sonuna kadar açılır. arzu edilen miktarda (spagethi olmayan) makarna tencereye boşaltıldıktan sonra parçaların kavrulması için karıştırma işlemi yapılır. kafi miktarda tuz ...
8 yazı,
6 yazar
11.02.2006 12:50
agradia