kazım koyuncu
babasinin sozleriyle: "ben memnundum cocugumun durusundan. o genc yasinda oyle bir durusu vardi ki tavizsiz; o kadar olur..."<br>
<br>
"there are, indeed, things that cannot be put into words. <br>
they make themselves manifest. they are what is mystical."
tlp, wittgenstein
ulusalcı onbir
hazır kimseden itiraz gelmemişken kadrodaki eksikleri kendim düzelteyim. kabul, çok önemli isimler bu ilk onbirde görünmüyor ancak hak verirsiniz ki kadro biraz zengin. yine de kalplerden geçen değişiklikleri yapalım: <br>
öncelikle yekta güngör özden'ini yerine bekir çoşkun'u yerleştirelim tandeme. orta sahanın ortasından üşümezsoy'u çıkaralım -biraz ağır kalabilir- ve sağ ve solla tüm bağlantıları kurması için çapa rolünü emektar ilhan selçuk'a verelim. <br>
hürriyet'in yeni 10 numarası yılmaz özdil'i de yorgun bedri baykam'ın yerine koyabiliriz - tercih sizin. bu arada eski 10 numara emin çölaşan bir süredir kadro dışı malumunuz. bunun geçici olacağı kanaatindeyim, çölaşan bir süre sonra kadroya dönecek ve ne yapıp edip onbirde kendine yer açacaktır. hulki cevizoğlu'nu ise yedek forvet olarak kullamayı düşünüyorum. kilitlenen maçlarda sonradan girip aristto-evveli mantığıyla ortalığı karıştıracaktır.
ulusalcı onbir
vakti geldi de geçiyor bile. şöyle bir onbir çıkardım bir çırpıda. gerek kadro gerekse formasyon açısından görüş ve önerilerinize açıktır. arz ederim!<br>
kalede rauf denktaş, sağ bek gökçe fırat solbekse doğu perinçek. (birbirlerini yemesinler diye iki ayrı kanada koydum.) defansın göbeği yusuf halaçoğlu ile yekta güngör özden'e emanet. <br>
orta sahada sarsıntılara karşı şener üşümezsoy ve takımı atağa çıkaracak dahi çocuk bedri baykam. kanatlar şahane: solda sabih kanadoğlu, sağda vural savaş.<br>
ve forvet: kemal kerinçsiz, tuncay özkan.<br>
formasyon 4-4-2, temel prensip hilal taktiği.<br>
emekli paşalarımıza yer kalmadı maalesef, ancak onlardan ayrı bir onbir çıkar zaten.
ideoloji
mübarek 30 ağustos münasebetiyle tsk'mız atatürkçülük'ün bir ideoloji değil, bizzat bilimin kendisi olduğunu hatırlatma gereği duymuşlar. <br>
ben de bu vesileyle eagleton'ın meşhur analojisini hatırlatmak istedim:<br>
"ideoloji ağız kokusu gibidir; hep başkalarına aittir."
fotoğrafları |
4 / 11 fotoğraf
|
|
aslinda evin hrant dink basligina son yazdigiyla dusuncelerime tercuman olmus. ancak hal bu ya ‘sakin olamayip’ yeni bir baslik acip birkac sey ekleyecegim. aklima takilan iki cabuk soru: ‘neden sakin olacagiz?’; ‘zaten ...
2 yazı,
2 yazar
30.01.2007 04:49
direnc