karga:
bir tanesini kedi kovalarken görmüştüm. niyetini kestiremedim.???
başkent:
çok küçük bir kasabadan büyük bir şehre giden, değişmekten korkan birinin, her gün değişmesi, eskiden sahip olduklarıyla, yeni öğrendikleri arasında gidip gelmesi ve bu sebepten yaptığı hiç bir şeyden tat almamasının şehir versiyonu.
pia:
hazır bahsi geçmişken; ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia'yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldız basar bir hançer gibi çıkıp giderdim ben bir şehre geldiğim vakit ...
kalmak:
zarfı kapatılmış, gönderilmeden masada bırakılmış bir mektubun acı, sarı konumu.