charles baudelaire:
bu nadide entellektüelimiz son 10 yıldır yurdumuzda pek bi populerleşmiş. kendisini okurekn rahatsızlık hissetmemin bir sebebi var. heman dillendiriyim. güzel yazar da, söylediklerinin metafizik dayanaktan yoksunluğu. bu tabi yıllarca elestirildi insanlar tarafından. sen de soyle tam olsun unearth. bu rahatsızlıgımı ancak, onunla ilgili kritikleri okuyunca kavradım. eh be kardesim anladık simulakra, anladık vücüda gelmeyen simge, anladık kötülüğün şeffaflığı da, ben bunları anlasam da dünyanın ...
southpark:
kakalı bolüm şoyleydi: şimdi bunlar kakayla dost olur ve kaka onlara sorunlarından bahseder ;onlara yaşadığı yeri açar,tabi ki foseptik.bu arada bir kaza olur ve tüm şehir kakayla kaplanır.neyse efendim en sonunda felaket bunları yaklaştırır ve bir bölüm daha kaka kardeşliği ile son bulur.
kurabiye canavarı:
bu noktada kurabiyeleri yemeyip duvarın arkasındaki yerlere bizden gizli attığını söylemek ve kendisini ispilemek bana düştü galiba..
psikolojik tedavi:
dedim ki heyhat,naçizane başlığımın altında 9 sayısıyla karşılaşınca,heyhat!ankaraya çöl müsün diye sormak kanımca bugün alaskaya 'soğuk musun?' sorusu kadar saf bir çocuk edasıyla sorulan ve hatta domates ne renktir= suali kadar da cevabı bilindiği halde okuyucuya öğretme aşkıyla yanan bir öğretmenin eğitime olan yüce inancıyla yeşermiş nadide bir sualdir.yok fm değildir diyen,amman da şehrim diyen beri gelsin de ps: yapalım,native ankaralıyız diyelim de şu ...
fotoğraflar